Liman Atölyesi
Endüstriyel Mirasın Sessiz Çığlığı ve Yeni Bir Başlangıç.
Çıkış Noktası: Liman Atölyesi, İstanbul'un eski endüstriyel liman bölgesinde terk edilmiş, harabe halindeki 1940'lardan kalma bir gemi tamir hangarıydı. Projenin çıkış noktası; bu yapının sahip olduğu tarihi pası, yaşanmışlığı ve devasa hacmi koruyarak, onu kente açık bir sanat üretim ve sergileme merkezine dönüştürmekti. Geçmişi yıkmak yerine onun üzerine yeni bir katman ekledik.
İhtiyaç Analizi ve Konsept: Büyük ölçekli heykel ve resim çalışmalarına ev sahipliği yapacak bu merkezde; yüksek tavanlı, geniş ve bölüntüsüz sergi salonları ile sanatçıların konaklayabileceği asma kat yaşam birimleri kurgulandı. Hangarın denize bakan cephesi tamamen açılarak, içerideki yaratıcı enerji ile dalgaların hareketi arasında kesintisiz bir görsel bağ kuruldu.
Paslanmış Çelik, Brüt Beton ve Denizin Şeffaf Yansıması.
Malzeme Tercihleri: Hangarın orijinal taşıyıcı çelik konstrüksiyonu güçlendirildi ve ham görünümüyle korundu. Yeni eklenen asma kat ve bölmelerde paslandırılmış Corten çelik kullanılarak eski ile yeninin malzeme uyumu sağlandı. Zemin, endüstriyel geçmişe saygı duruşu niteliğinde brüt beton olarak bırakıldı. Cephedeki geri dönüştürülmüş camlar ise gün ışığını içeriye yumuşatarak süzüyor.
Çevresel Etki ve Sonuç: Yapı, deniz suyundan faydalanan bir ısı pompasıyla ısıtılıp soğutuluyor. Güneş panelleri çatıya entegre edilerek binanın tüm elektrik ihtiyacı yeşil enerjiden karşılanıyor. Liman Atölyesi, sadece eski bir hangarın kurtarılışı değil, aynı zamanda liman kültürünün ve sanatın İstanbullularla buluştuğu yaşayan bir kentsel dönüşüm manifestosudur.